|
| : | 1. Dünya Savaşı sonrasında, Avrupa'da (Dada merkezleri olarak Zürich, Berlin ve Paris'te), dadacılık hareketi bağlamında ... |
| : | XX. yüzyıl başlarında, Tristan Tzara ve Richard Hülsenbeckin yayımladıkları bildiriye (1916) başlamış ve yedi yıl ... |
| : | Bir tiyatro dönemi içinde oynaması uygun gördüğü oyun demetini, ilerde de oynaya bilecek biçimde, önceden ... |
| : | Oyunun süresini hesaplayabilmek için her bölümün kaçar dakika sürdüğünü saptama. ... |
| : | Bir oyunda çabucak değiştirilebilecek biçimde hazırlanmış dekor. ... |
| : | İstenilen biçime sokulabilen sahne biçimi. ... |
| : | Dekor değişiminde kullanılan çok çabuk değişe bilen pano. Bu, ya arkalı önlü kullanılabilinir ya da ... |
| : | Değişik gösteriler ve amaçlar için kullanılabilen, seyir yeri biçiminin değiştirilmesiyle değişik oyun alanları elde edilebilen ... |
| : | Tiz ve pes uzamlara kolayca inip çıkabilen ses ... |
| : | Oyun konusunun geçtiği yeri, çevreyi ve atmosferi biçim, kalıp, renk, ışıklama ve bazende simgelerle canlandıran ... |
| : | Dekor parçası. ... |
| : | Bir oyunun o dekorunu önce kağıt üzerinde tasarlayan, sonra renklendirip taslağını ve maketini yapan ve ... |
| : | Anadoluda köy oyunlarını yöneten kişiye verilen ad. ... |
| : | Yeni denemelerin yapıldığı, genç oyun yazarlarının, yönetmenlerinin ve oyuncularının değişik biçimler denendikleri topluluk. Burada daha ... |
| : | Bilinenin dışında, yeniliklerin denendiği oyun. ... |
| : | Yeni oyun biçimlerini deneyen tiyatro. Deneysel oyunlar, belli bir metinden yola çıkarak gerçekleştirilebileceği gibi, başlı ... |
| : | Yönetmenin, sahne üzerinde tasarladığı oyun düzeninin temel öğelerinde biri Göz, dengesiz bir görünümü (bilinçsiz olsun ... |
| : | Orta Oyununda budala tipi. Denilo da denir. Yaygaracı, acıma duygusuyla şımartılmış, küstah, arsız, küfürbaz, yüzsüz ... |
| : | Devletten ödenek alan, kültür ve sanat alanında kamu hizmeti ile sorumlu olan geniş olanaklı tiyatro. ... |
| : | Devrimci dramaturji uygulayan tiyatro eylemi. 1920-30 yıllarında Almanya'da ve Rusya'da etkinlik kazanan işçi tiyatroları ile ... |
| : | Stanistlavskinin oyunculuk dizgesinde, dikkatin odaklanmasını kolaylaştırmak için saptanan bölgeler. Dikkati odaklamada üç bölge kullanılır; ... |
| : | Anadolu köylü oyunlarında sözsüz bir oyun;bu oyuna Samıt ya da Lal da denir. ... |
| : | Bir oyunda, hareket ve sözlerin yanı sıra,duygusal etkiyi arttırmak için yer alan destekleyici müzik. ... |
| : | Sahne gerisine konulan resimli kumaş perde. ... |
| : | Bir sahne dekorundaki çeşitli öğelere derinlik vermesi için görünür yere kurulan resimli dekor parçası. Örnek ... |
| : | Tanrı Diyanizos onuruna söylenen,onun yaşamından acı ve tatlı serüvenlerinden söz eden, bazen ciddi bazen da ... |
| : | Diyalektik yönle yazılmış oyun. En belirgin özelliği, gerçekliği yeniden yansıtırken tarihsel süreci göz önüne almasıdır. ... |
| : | Brecht, yazarlık yaşamının son yıllarında, kuramlarını belirlediği tiyatrosu için Epik kavramının yetersiz kaldığını ve tiyatrosunun ... |
| : | Anadolu ve Yunan mitologyasında, doğanın yenileyicisi ve yaşamın simgesi olan şarap ve coşku Tanrısı. Zeus ... |
| : | Tanrı Dionizos adına kutlanan törenlere verilen ad. Bunlar üç çeşitti; -Küçük Diyonizya- ya da Kent ... |
| : | Doğaçlama tiyatrosunda ya da Orta Oyununda Nekrenin (komiğin) ya da Kavuklunun nükte yapması için laf ... |
| : | Doğaçlama tiyatrosunda ya da Orta Oyununda Nekrenin (komiğin Kavuklunun nükte yapmasını sağlayan sözcük. ... |
| : | Bir oyunculuk yöntemi; daha önce belli bir sözel ya da mimiksel-davranısal sahne saptaması olmaksızın oyun ... |
| : | Bir betiğe dayanmadan önceden saptanmış bir gelişim çizgisi üstünde doğaçtan oynan ve örgüsü önceden bilindiği ... |
| : | XIX. yüzyılda, Romantizme karşı ortaya çıkan, doğa bilimleri açısından insanları katılımsal, çevresel ve toplumsal ilişkilerine ... |
| : | Kurgu ustalığının önemli olduğu bu komedyada olaylar ve güldürü öğesi yazarın tasarladığı bir dolantıdan ortaya ... |
| : | Kent kent , ilçe ilçe dolaşarak oyunlar oynayan taşra topluluğu. ... |
| : | Bir oyunun geriliminde ve gelişiminde kesin noktası. Kişilerin ön planda olduğu oyunlarda baş oyun kişisinin, ... |
| : | Natüralist ve yanılsamacı tiyatro kuramının başlıca bir ilkesi; sahne ile izleyici arasında varsayılan duvar. Kapalı ... |
| : | (Yun.) Aristolese göre,tragedyanın karmaşık, aktörsel, yalın ve yıkımsal olan dört türü. ... |
| : | 1) Antik tiyatroda yazarın yarışmaya katılmak için yazmak zorunda olduğu üç tragedya ile bir satır ... |
| : | Yunancada "bir şey yapmak, oynamak"anlamına gelir. Yazın tarihçilerine göre, lirik ve epik yanında, üçüncü bir ... |
| : | İnsana ilişkin olan her şeyi sanatsal bir yaratılışla canlandırılan üretim ve yapım. Dram sanatının birbirnden ... |
| : | Şiirsel, anlatısal ya da diyaloglar halinde yazılan ve yazınsal metnin, oyun kişilerinin söyleminden oluştuğu edebiyat ... |
| : | 1) Drama yani oyun türüne ilişkin olan. 2) İçinde gerilim,çatışma çeşitli olaylar ve karşıtlıklar bulunan, ... |
| : | Dramatik bir durum taratan olay. Her şeyden önce insanla ilgili olan ve insan üzerinde bizi ... |
| : | Sözlü tiyatro oyuncusu. ... |
| : | 1) Konuşmanın, hareketlere desteklendiği tiyatro. 2) Epik Tiyatronun çıkışından sonra, estetik nitelikleri ve yanılsamacı yanı ... |
| : | Kökence drama yazarı ve sahneye koyucu anlamına gelen Dramaturg, Lessing'in Hamburgischer Dramaturgie yapıtından sonra tiyatronun ... |
| : | 1- Uygulamalı ve yapımsal Dramaturji; dramaturgun gerçekleştirdiği etkinlik, dramaturgluk uğraşı; bir oyunun dramaturg ile yönetmenin ... |
1. sayfadasınız. Toplam sonuç 2 sayfa.
>>